Pratik Ev Yapımı Poğaça

IMG_0633

Tam bahar geldi bahçeyi çapaladık derken iki gün sonra kar yağdı tekrar. 1 numara ve 2 numara çok hastalandılar ve ilaçsız bu hastalığı da atlattık. Hala bitkinlik var ama 40 C ateşten çok daha iyi.

Çocuklar poğaça istediler ve dışarıdan hazır almak yerine kendim yapmaya karar verdim. Daha önce hiç denemedim ve elimde bir tarif te yoktu.

Buzdolabını açıp kapattıktan sonra bir tarif hazırladım. Paylaşmadan olmaz.

IMG_0872

Malzemeler:

4 su bardağı un

1 paket kuru maya

50 gr tereyağı

2 yumurta

1 çay bardağı sıcak su

1 çay bardağu süt (Hamurun kıvamına göre daha fazla ya da daha az eklenir)

Tuz

Peynir

Zeytin

Yapılışı:

Unu bir kaba koyun. Mayayı ekleyin. Tereyağını küçük parçalara kesin ve kaba ekleyin. Yumurtayı, sıcak suyu, sütü ve tuzu da ekleyip bir güzelce yoğurun. Yoğurduğunuz hamurun üzerini kapatıp yarım saat kabarması için bekleyin. Kabaran hamuru küçük parçalara ayırıp yuvarlayın. İçine arzunuza göre peynir, zeytin ekleyin. Tekrar yuvarlayın tepsiye yerleştirin. Tüm hamuru bu şekilde tepsiye yerleştirdikten sonra, üzerlerine bir yumurta sarısını sürün. 15 dakika 200 C deki fırında pişirin!

Afiyet olsun!

Yemek konusunda çok seçici olan JJ bile kahvaltıda 4 tane bitirdi.

Çocuk Barbie, Yetişkin Barbie’ye Karşı

  IMG_0542Bu resimdeki Barbie ya da Cindy (adını siz korun artık) aynı bebek!

Öncesi ve sonrası diye çektiğim bir fotoğraf!

Çocuk olarak hangimiz bu bebeklerle oynamadık? Onlara elbiseler yaptık, saçlarını ördük ya da topuz yaptık makyajına uysun diye!

IMG_0530

Peki hangimiz onun güzelliğinden etkilenmedik? Sapsarı saçlar, incecik bel, masmavi ya da yemyeşil gözler! İncecik bacaklar, uzun boy, bir o biçim makyaj!

Küçüklükten beri oynadığımız Barbieler bize, sahip olamadıklarımızı daha da özendirmeye çalışmadı mı?

Evet bir çoğu gibi benim de o incecik bele sahip olmaktı! Şimdi fazla kilom olsa da bu halimden çok memnunum!

2 kız annesi olarak kızlarımın da aynı komplekslerle yatişmesini istemedim, istemiyorum! Her ne kadar bu Barbie sevdasını ertelemeye çalışsam da arkadaşlarımız, ailemiz hediye olarak kızlarımıza -özellikle Odelia’ya- Barbie almaya başladılar!

Odelia yavaş yavaş, “mavi göz ne kadar güzel! Benim gözlerim neden kahverengi? Sarı saç çok güzel!” diye konuşmaya başlayınca tehlike çanlarının çalmaya başlamış olduğunu farkettim!

Sakın yanlış anlamayın, sarı saça, makyaja, renkli gözlere karşı falan değilim!

Tek problemim ve isteğim, kızlarımın ve oğlumun özgüvenle, kendilerinin berrak güzelliğinin farkında olarak büyümeleri! Saç renklerinin ya da göz renklerinin ne kadar güzel olduğunu anlamaları ve tamamen komplekssiz bir şekilde büyümelerini istiyorum ve bu yönde elimden geleni yapmaya çalışıyorum!

Geçenlerde bir video seyrettim! Kadının birisi hobi olarak Britzs bebeklerini alıp tamamen değiştiriyordu!

Çok hoşuma gitti! “İşe yarar mı, Odelia ve Abbey hala bebeklerle oynar mı?” diye düşünürken, tek bir bebekle deneyeyim dedim.

Önce asetonla bebeğin makyajını bir güzel temizledim. Ondan sonra akrilik boyayla tekrardan istediğim gibi değiştirdim bebeğin yüzünü.

IMG_0536

Odelia’yla bebeğin yeni haline karar verirken o kadar çok eğlendik ki! Hem çok güzel bir aktivite bu, hem de çocuklar eğlenceli bir proje!IMG_0534

Bunu yaparken Odelia, bana Prenses Elora’yı yapıp yapmadığımı sordu! Ona “Prenses Odelia’yı yapıyorum” dedim.

“Anne gözlerini benim gözlerim gibi kahverengi yapar mısın?” diye sordu!

Şimdi bana “tüm bebeklerimi yetişkin bir kadın yerine çocuk gibi yapabilir misin?” diye soruyor!

Sıradaki projem tüm barbieleri birer çocuğa çevirmek!

Çocuklarımın tepkisini merak edenler için söylüyorum, BAYILDILAR!

O yüzden isterseniz, bir denemekte fayda var!

Yaş Aralığı

Bu iki hafta o kadar yoğundu ki. Başımı kaşıyacak vakit yoktu desem yeridir. Bir çok şeyi aynı anda yapmaya kalkışınca sonu budur.
Üç bebe, yapacak başka şeyler, evde eğitim, oraya koş buraya zıpla derken, pestilimiz çıktı. Bir de bunlara Odelia’nın pembe kostümü ve JJ’in kostümlü kızlara olan düşkünlüğü çıktı ortaya.

image

Buna birde Abbey’nin ablasıyla abisinin yaptıkları herşeyi yapma çabaları çıkınca evdeki cümbüşü gelip siz görün.

image

Evet çocukların yaşlarının bu kadar yakın olması pek kolay değil, en azından uyku bakımından. Ama bir o kadar da harika! Çünkü hem arkadaş, hem de kardeşler. Birbirleriyle yapacak birçok şey buluyorlar (kavga da dahil). Aynı anda bizim için de o kadar iyi.
Mesela ara vermeden emziriyorum şimdi. Çocuk defterini kapattığım da bitecek. 2 yıl birini emzir, 7 yıl sonra başka birini değil. Parka gittiğimizde, tüm çocuklarla aynı anda vakit geçirebiliriz.

image

En güzel yanı da hepsi uyuduktan sonra, geri kalan zaman bize kalıyor.
O yüzden yaş farklarının az olması bizim için bulunmaz bir velinimet

image

Sevgili Anne Yargıçları

image

Sevgili anne yargıçları,
Her ne kadar bu yargıçlık ne alaka diye düşünsenizde, anneliğim hakkında herşeyi yargıladığızdan en uygun meslek dalı budur diye düşündüm.
Evet çocuklarımın betona da, çimene de oturmasına izin veriyorum. (Merak etmeyin kısır yapmayı bunlar. Şekil a’da olduğu gibi).
Evet çocuklarım yağmurda oynamaya bayılıyorlar. Ayaklarında çizme olduğundan bol bol da zıplıyorlar. Merak etmeyin şeker olmadıkları için erime ihtimalleri çok az.
Hayır efendim, çocuğum her üşüttüğünde evimin hijyenini sorgula hakkınız yok. Ya da abartıp, çocuğa iyi bakamadığımı iddia etmeye. Çocuklarımın sağlıklarını sizden daha çok düşünüyorum. Sonuçta cam fanusta büyümüyorlar.
‘Aa ne gluten alerjisiymiş canım, bizim zamanımızda hiç yoktu bu. Ne cins çocukların var?’ muhabbettine hiç girmeyin. Yenisiyle değiştirmiyorlarmış çocuk reyonunda.
Evet dünya nüfusunu benim çoğaltacağımı düşünenler, çocuklara ben baktığım sürece problem yok. Nasılsa benim yerime gelip bakmıyorsunuz.
Çocuklarımı, 20 yaşında birisiymiş gibi giydirmemi bekleyen arkadaşlar, benimkiler rengarenk seviyor. Modayla alakaları yok şimdi. Çocuk olmakla meşguller.
Çocuklarım çamurla oynuyorlarsa sen hiç kaygılanma. Çamaşırlarını yıkayan da benim. Kirlenmek güzeldir.
Evet rahat gözüküyor olabiliriz. Çocuklarımın bu zamanda, en zor işi başarmaya çalıştıklarının farkındayım. Sadece çocuk olmak. Ama aynı zamanda bir birey olmak. Onlar bizim kuklamız değil ki her söylediklerimizi nedensiz yapsınlar.

Sadece çocuklara biraz saygı. Çocukluğa biraz saygı

Anneler de Kadın!

DSC_0509

Çocuklardan sonra, farkında olmadan hem kendime hem de eşime haksızlık ettim.

Hani zaten herşey kontrolümüzün altında, herşey güllük gülistanlık gidiyor ne gerek makyaja, ne gerek bakıma, hele kıyafet değiştirmek bir ölüm, zaten iki dakikaya kalmadan ya Abbey bulduğu bir şeyleri getirip üzerime sürecek ya da JJ çaktırmadan atıştırdıktan sonra üzerimi peçete niyetine kullanacak derken, kendimi ne kadar ihmal ettiğimin farkına vardım.

Sağolsun David bir gün ağzından kaçırdı.

İlk önce bu gafleti her ne kadar canımı sıktıysa da, buzlu banyo etkisi yaptı üzerimde.

Etkisi hala devam ediyor.

En son ne zaman gerçekten beğendiğim için bir kıyafet aldım kendime diye düşünmeye başladım.

Maalesef biz kadınların yaptığı en büyük hatayı yaptım farkında olmadan. Kendini fazlasıyla unutmak.

Biz anneler, anne olduktan sonra ya tüm dünyanın bize acıyıp yardım etmesini bekliyoruz ya da anneliğin tarifini 2-3 nesil öncesine göre ayarlayıp, bugüne taşıyoruz.

Mesela çoğumuzun saç modeli aynıdır. Ya at kuyruğu, ya dağınık topuz (benim favorimdi çünkü taramaya bile gerek yok) ya da kısa kesim.

Ya kıyafetlere ne demeli? Yazın kapri tarzı, kışın jean pantolon üzerine ne bulduysak o güne artık. Kesinlikle beyaz ya da siyah değil! Çünkü kiri en çabuk gösteren onlar.

Makyaj mı? Ben iki günde bir banyo yapabiliyorsam en büyük lüksüm!

Çocuk sayın fazla diyenleri duyuyor gibiyim! Bunun çocuk sayısıyla hiçbir alakası yok! Tek çocuklu olanların hali de benden aşağı kalır bir yanı yok!

Onca şey varken bunlara nasıl zaman bulabiliriz ki?

Keşke bir günde 30 saat falan olsaydı da biz de rahat etseydik ama maalesef 24 saat var!

Pek planı sevmesem de bunun tek çaresi plan!

Günümüzü planlamak! Evet çocuklarla planlar ne kadar çok sürer onun da farkındayım. Ama abartmayın planda da! Şu saatte bunu yapacağım diğer saatte çocuk altını değiştireyim değil!

Oturup saatlerce bu akşam da ne pişireyim diye düşünmek yerine, bir haftalık liste çıkartın.

Bugün hangi kıyafetleri yıkayayım diye düşünmek yerine bir haftalık çamaşır listesi çıkartın.

Ama bunların içinde en az yarım saatte kendinize ayırın!!!

Benim yarın ki ilk işim listeleri hazırlayıp, sıcak bir duş almak!

Ondan sonrasını hep beraber göreceğiz!

Listelerin birer örneklerini de yakın zamanda yayınlayacağım!

Playcorn Çılgınlığı

image

İstanbul’da olduğumuz zamanlarda gelmiş ama kargo da beklemiş bu paketin bizim için bir velinimet olduğunu anlamış bulunuyorum. Paketi açar açmaz çocuklar sevinç namelerini keşke kaydetseymişim.
Bu kadar oyalanacaklarını bilseydim önceden edinirdim playcornu Zamazumadan.
Hazır montessori tarzı evde eğitime yönelmişken, çocuklar ve benim için harika oldu.

image

Hem el becerilerini hem de düşünce yeteneklerini geliştiren bir uygulama.

image

Odelia kitapçığa bakarak bu kuğuyu yaptı. Bakımı kolay bir evcil hayvan oldu bu kuğu bizim için.

image

Yuhanna’da kitapçıklara sığmayan bu şaheseri yaptı. Uçak olurlar kendileri.

image

Bu uçağın yarısı Abbey kız tarafından imha edildi.
Lakin yapımı hem kolay, hem de çocukları oyaladığı için hiç de üzülmedik bu imha meselesine. Çocuklar  oyalanırken ben de listemdeki diğer işleri bitiriyorum.

Bir Kez Daha Hoşçakal ve Merhaba

image

(Bu yazı Slugs and  Snails tanıtım yazısıdır)
İstanbul’daki son günümüzü, hep beraber dışarıda geçirelim dedik. Gitmeden yapmamız gerekenler listesinde milyon tane madde varken İstanbul’a uzun süreliğine vedayı bu şekilde yapalım dedik. İstanbul’un soğuk havasında pantolon düşmanı olan Odelia’ya alternatif kıyafet bulmak bayağı bir güçleşti. İmdadıma Slugs and Snails yetişti. Hem kışa uygun kalın, hem de çocuklar için tasarlanmış rengarenk külotlu çorapları var. Odelia gökkuşağı desenli, JJ ise tam bir tutkunu olduğu helikopter desenli külotlu çoraplarına bayıldılar. Rengarenk olmalarına ben daha da bayıldım.

image

Harika bir günün ardından İstanbul’daki evimize de uzun bir süreliğine veda ettik. Biraz buruk biraz heyecanlıyız. Arkadaşlarımızla görüşmeye fırsatımız bile olmadı.
Çocuklar arkadaşlarını özleseler de Güneydoğuda ki eve geleceğimiz için çok sevindiler.

image

image

Uzun bir  yolculuğun ardından tekrar evimizdeyiz.

image

Bizim için ev neresi onu anlama çabalarındayız.

Çocuklar ve Kitaplar

wpid-ımg_20141022_162337.jpg.jpeg

Geçen ay, İstanbul’dan bir süreliğine taşındışımızı yazmıştım.

Bir kaç günlüğüne İstanbul’dayız yine. Bu hafta tekrar geri gidiyoruz. Bu arada çocukların ve bizim çok daha fazla zamanımız var. Hala bir gün 24 saat. Biz aslında daha fazla şey yapıyoruz orada. Ama gün erken başlıyor. Tamam gerçekten erken başlıyor saat 5 gibi. Ben bundan memnun muyum? Hmmm… Orası bir mualla.

Biz kitaplara, oyunlara daha fazla zaman ayırıyoruz. Odelia ve JJ daha fazla resim ve etkinlik yapıyorlar.

Kitapların bizde ki yararları şöyle:

* Daha çok hayal kuruyorlar

*Kendilerini daha iyi ifade etmeye başladılar

* JJ’nin konuşmasında ki ilerleme çok belirginleşti

* Daha iyi oynamaya ve hayal güçlerini kullanmaya başladılar

* Odelia okumaya başladı, bu onu daha da yüreklendiriyor kitap okuma konusunda

* Gerçekten çok çabuk öğrenmeye başladılar

* JJ, renk bilgisini %100 arttırdı

* Duygularının farkına varmaya başladılar ve duygularını rahat bir şekilde dile getiriyorlar

* Bu annenin  soğuk kahvesi artık ılımsı-sıcak arasında bir yere terfi etti

*Hep beraber daha fazla zaman geçiriyoruz

*Aile bağlarımız daha da kuvvetlendi

wpid-ımg_20141022_162329.jpg.jpeg

* Deneme-yanılma yöntemini öğrenme yolunda daha da ilerlediler

wpid-ımg_20141022_162242.jpg.jpeg

Aslında bu liste uzar da gider.

Alternatif eğitim, montessori gibi eğitimler de bence etkinlikler kadar önemli kitap okuma alışkanlığını kazandırmak çocuklara.

Kitap okumak için hiçbir zaman erken değildir. Ama lütfen kitap seçerken kitabın gerçekten kaç yaş grubuna, öğretilmek istenene, dilinin akıcılığına çok çok dikkat edin!!!

Çocuğun sıkılmasına ve kitaplardan soğumasına bile yol açabilir bu unsurlar.

Bir arkadaşım “Çocuğuna yapabileceğin en iyi iyilik, ona kitap okuma aşkını aşılamandır” dedi.

Normalde unutkanımdır ama bu söz hep aklımda!

Aldığım en iyi tavsiyelerden birisidir.

Unutmayın, kitaplar bize başka dünyaları, maceraları sınırlar olmadan gösteren rehberdir.

Yeni Kelimeler

DSC_0599

Çoğunuzun bildiği gibi biz ev eğitimi yapıyoruz. Bu kararı eşimle birlikte aldık…

Bize göre birçok artısı var. Bizim çocuklarımız için en uygunu bu. Her aileye ve her çocuğa göre bu değişir.

Biz aynı anda öğretmek için, çok pahalı araç ve gereçlere ihtiyaç duymuyoruz. Hem beraber eğleniyoruz, hem zamen böylece akıp geçiyor, hem çocuklar daha fazla heyecanlanıyorlar bu yöntemlerle.

Odelia, bu aralar okumaya merak sardı ve bu seneki programında okumayla ilgili çalışmalar da var.

Biz de ne yapsak, ne etsek daha da eğlenceli bir hale çevirsek diye bol bol düşündük.

Odelia zaten kitaplara aşık bir çocuk ve etkinlik yapmaya bayılıyor. Bizim artımız bu.

Ben de not kağıtlarına harfler yazıp, bunu çizgiyle ayırdım. Bu kağıdı Odelia’ya verdim ve çizgileri takip ederek kesmesini istedim.

DSC_0598

Ondan sonra da kağıtlarla, kısa kelimeler yazmasını istedim. HAT (Şapka) bunlardan birisi. Biz ilk önce İngilizce okumasını öğretiyoruz. Çünkü evimizde konuştuğumuz dil bu. Ama 6 yaşında Türkçe’ye ve babasının dili olan Tamilceye de başlayacak.

DSC_0592

Türkçe olarak kelimeleri ayarlayabilirsiniz. Mesela AT, TOP,SAÇ, BAŞ, EV vb… Örnekleri çoğaltabilirsiniz.

DSC_0597

Bu kağıtların yanına başka bir oyunda oynayabilirsiniz.

Biz dondurma çubuklarını atmadık. Yıkayıp ya bir el işinde kullandık, ya da sakladık. Şimdi kullanma zamanı geldi.

DSC_0596

Çubukların her birine harf yazdım. AT kelimemizse, A’yı koyup, AT yazmak için yanına hangi harfin gelmesi gerektiğini soruyorum.

Odelia ve hatta JJ’de bu oyunu çok seviyor, diğer harfi ya da harfleri bulmaya çalışıyorlar.

DSC_0600

Böylece ezbere değilde, gerçekten öğrenerek ve uygulayarak öğrenmiş oluyorlar.

DSC_0601

Çocuklar bu oyunlara bayılıyor. Biz haftada iki gün mutlaka oynuyoruz.

Dediğim gibi örnekler çoğaltılabilir.

Buradaki amaç hem çocukların eğlenerek öğrenmesi, hem de çocuklarla zaman geçirmek.