10 yıl

Dün 10 koca sene geçti seni ilk defa kucağıma alalı. 10 sene geçti küçük bir insanın sorumluluğunu almaya başladı. Hem çok korktum, hem de çok mutlu oldum. Korktum çünkü sana nasıl bakacağımı bile bilmiyordum. Ben de pek büyük değildim. Sen doğduktan iki ay sonra 21 yaşına girdim. Küçücüktün doğduğunda. Küçücüktüm doğduğunda bir insan yetiştirmek için. Bir çok hatam da oldu. Beraber büyüdük.

Ama şimdi tam 10 yaşındasın. Kırmızı kalplerinden bahsetmeye başladın. Hoşlandığın çocuklardan. Gelip geçici duygulardan. Olsun, gelip geçse de sana bir çok şey katacak o duygular. Seni sen yapacak. Biraz daha büyüdüğünde gerçek aşkı tadacaksın. Bazen mutluluktan bulutlarda yürüyeceksin. Ayağın yere değmeyecek. Her şey toz pembe, gül kurusu rengi olacak. Bazen de canın yanacak. Hiç geçmeyecek sanacaksın. Gözyaşların akacak o güzel yanaklarından. Ama geçecek bitanem. Her acı gibi o acılar da geçecek. Ben her durumda yanında olacağım. Mutluluktan bulutlardayken seninle bulutlarda yürüyeceğim. Canın yanarken ağladığında seninle beraber ağlayacağım. İçim parçalanacak ama ben sana demiştim demeyeceğim. Geçecek diyebileceğim. Bu da geçecek. Şu anda kırgınsın ama zamanla kabuk bağlayacak. Ta ki gerçek aşkı bulana kadar.

Karşılıklı kahve içeceğiz seninle. Hem anne kız, hem iki dost gibi. Bir sen gem vuracaksın hayattan, bir ben.

Büyüyorsun bitanem. Büyüyoruz beraber.

İyi ki gelip beni taçlandırdın.

İyi ki doğdun!