Keşkeler ve İyikiler

  
Bu ikisi her ne kadar da zıt olsa, birbirini tamamlayan iki kardeş edasıyla dolaşıp dururlar.

Hayatta keşkesiz ve iyikisiz bir durum değerlendirmesi yok. Bende de çok var onlardan. Keşkelerim ve iyikilerim. Beni tamamlarlar. Beni ben yaparlar. Bazen bir diken olurlar, batan parmağımızdan çıkartmaya çalıştığımızda daha da derine kaçarlar. Canımızı daha da yakarlar. Ama kimsenin bize öğretemedikleri dersleri öğretmekle birebirdirler. 

Bir de madalyonun diğer bir yüzü var. Bu iyikilerimiz. Bizi daha da umutlandırırlar. Bir nevi teşviktir, kamçıdır önümüzde. Kelebek misalidir. Düşündüğümüzde içimizde pır pır uçar. Bir de tırtıllık dönemi vardır bu iyikilerin. Önce pek değersiz gibi durur ve sonradan rengarenk güzel bir kelebeğe döner. Güzel sonuçlar doğurur yani.

Başka bir durum vardır ikisini de aynı şey için söylediğin. Farklı sonuçlar olsaydı ne yapardın bilemediğin.

Bir yıl oldu. Hope ve Noah’yı kaybedeli koskoca bir sene. Bu bir senede onları düşünmediğim bir saat bile yok. Tüm hücrelerim hala yakarıyor. Tanımadığım çocuklarıma karşı hiç bitmeyen bir garip özlemim var. Keşkelerle dolu bir anı. Gözyaşım olmadan düşünmediğim zor zamanım var benim. Abarttığımı Düşünen insanlar var etrafımda, saçmaladığımı düşünen kaç çocuğun var cevabına tereddütle verdiğim cevaplar var benim.

Bir de iyikilerim var. Iki buçuk ay önce kucağıma gelen başka bir yavrum var benim. Tanrı’nın kendimi tamamen kaybetmeme, mecnun olmama izin vermediği için her gün Öpüp kokladığım ayrı bir canım var benim. 

O yüzden iyikilerim ve keşkelerim var benim.

Ya sizin?

Büyük Kayıplarım


Evet uzun zaman oldu en son yazdığım postun üstünden! O uzun zaman, benim için en zor zamandı! Hayatımın sonuna kadar hatırlamak istemediğim bir zamandı! Tam da buradan sevincimi sizinle paylaşacaktım! Belki çoğunuz Kafayı yediğimi düşünecektiniz! Evet hamileydim! İkizdi! Çok mutluydum! Çok yorgundum!

Ve bebeklerim 9 haftalıkken feci bir şekilde kaybettim onları!
Onlar bedenimden giderken, benden bir çok şeyi de alıp gittiler! Ruhumun bir kısmı, kalbimi, sevincimi… Birçok şeyi! Ne ben eski benim bundan sonra, ne de David eski David! Ne ben üç çocuk annesiyim artık, ne de bebeklerimi kollayabilirim!
Belki ÇOĞU kişi için saçmalıyorumdur, çünkü onlar hala embriyoydu! Kalpleri atmaya Başladıktan sonra onlar benim bebeğimdi! İster yüzlerini görüp o en güzel kokularını koklayamamak, isterse gecenin köründe bilmem kaçıncı kez emzirmek için uykumdan uyanamamak olmak onların benim bebeklerim olduğu gerçeğini değiştirmez!

Tüm bu fırtınanın ortasında hissettiklerimi kimseyle paylaşamamak, hıçkıra hıçkıra ağlayamamak ta beni bir o kadar üzdü! David’den bahsetmiyorum! Bir dosttan bahsediyorum!

Geceleri hıçkırarak ağlamanın yerini gündüzleri çocuklara birşey belli etmeden normal hayata devam etmek alıyordu.

Hem ben, hem David hayatta olan çocuklarımızla daha fazla zaman geçirmeye başladık… Ve biraz daha fazla dinlenerek yenilenmeye çalıştık! Ama hep birşeyler eksikti ve olacakta! Şimdi ölmüş olan iki çocuğumuza isim koyduk! Noah ve Hope!
Bu bizde birçok şeyi değiştirdi!
Bu durumu kabullenmeye başladık ve bu iki bebeğimizi ailenin dışında bırakmak yerine daha da sahiplendik! Evet bizim 5 çocuğumuz var! Malesef ikisi bizimle birlikte olmasa da her zaman ailemizin bir parçaları!
Böyle bir olay bizi değiştirdi! Bakış açılarımız değişti, diğer 3 çoçuğumuzun sağlıkları için milyonlarca kez şükretmeye başladık!
Sizinde kabullenmekte zorlandığınız durumlar oldu mu? Kabullenmek daha az acı veriyor! Ben bunu anladım!
Kanguru Anne geri döndü, daha hırslı, daha azimli, daha başka olarak!!!