Evde Eğitim Ne Demek?

  
Çoğu zaman bahsettiğim gibi biz evde eğitim yapıyoruz. Bunu ilk duyan herkes hem önyargıyla yaklaşıyor, hem de tam ne yaptığımızı, evde Eğitim’in ne demek olduğunu merak ediyorlar. Sosyalleşmeden tutun, akademik eğitimin nasıl olacağı konusunda endişeleniyorlar. Tüm bunlar hakkında benim endişelerim de olmadı desem yalan olur. 

Dördüncü çocuğumuza hamile olduğum bu dönemde bayağıda meşgul olduğumuz doğrudur. Bu konuda da enine boyuna düşündük. Gittiğimiz yere kadar evde eğitim yapmaya karar verdik.

  
Bizim için evde eğitim ne demek?

1. Daha Rahat Öğrenme

Biz okulu da denedik. Çocuklar evde daha rahat öğreniyorlar. Öncelikle esnek bir zamanımız var. İstediğimiz zaman (genelde sabahları) dersimizi yapıyoruz. İstediğimiz dersten başlıyoruz. O günkü durumumuza bağlı. Bir konuda sıkıldığını anladığımızda biraz mola verip daha sonra eğlenceli başka bir methodla hallediyoruz. 

2. Görsel bir şekilde öğreniyorlar

Mesela toplama işlemini  IKEA dan aldığımız pipetlerle yapıyoruz. Hem renkli hem de çocukların eğleneceği türden. Bazen çıkartma işlemini zeytinle yada domatesle yapıyoruz. Hem objeleri kullanarak görsel olarak öğreniyorlar, hem de ezber sistemini kullanmadan hallediyoruz derslerimizi. 

3. Ortak Dersler Yapabiliyoruz

Mesela Güneş sistemini beraber oturup öğrendik. Hem Odelia, hem Yuhanna çok eğlendiler. Özellikle dünya, güneş ve ayın nasıl döndüğüyle ilgili küçük bir tiyatro yaptık. Hem beraber güzel zaman geçirdik, hem de hala hatırlayabilecekleri bir ders yapmış olduk.

Biz evde eğitimle çok eğleniyoruz. Hem gerçek hayatla ilgili öğreniyorlar. Hem birlikte eğleniyorlar. Hem seyahat özgürlüğümüz var, hem de ezber yönteminden uzağız. 

Sosyalleşme konusu derseniz, çocuklar heryerde sosyalleşiyorlar. Artık bu konuda endişelenmiyorum. 

Bizim eğitim kararımız bu. Sizin yöntemleriniz ve eğitim kararlarınız nelerdir?!?

Farklılar mı???

IMG_1884

Normalde kısa bir süre sonra yazmayı düşünmüyordum. Yarın akşamdı benim planım. Ama yakın zamanda kaç kızın kaçırıldığını, tecavüze uğradığını, kadınların sadece doğum makinesi olduğunu görünce, hikayeleri duyunca dayanamadım. Yazmak şu sıralar en rahatladığım eylem. Eğer ben buraya yazmasaydım, birisine her an patlayabilirdim. Öyle küçük bir patlama da olmazdı. Atom bombası halt etmiş yanında.

Biliyorum genelde annelikle ilgili yazıyorum. Bu biraz sıradışı olacak ama ebeveynlerin üzerinde durması gereken en ama EN ÖNEMLİ konu!!! Cinsiyet ayrımı! Kadın tecavüzleri, bebek istismarları, çocuk tecavüzleri ve tacizleri.

Bugün en az 3 ya da 4 kadın istismarı,tecavüz haberleri okudum. Mardin’deki küçük kızın hikayesini okudum. Gözyaşlarıyla, bu hikayedekilerin pişkinliğinden, insanlıklarından midem bulana bulana okudum. Sonra döndüm Abbey’e baktım. Odelia ile JJ’in resimlerine baktım (Abbey su çiçeği olunca baba aldı büyükleri gitti 2 günlüğüne tatile)! Gözlerimden irice iki yaş düştü. Tekrar baktım resimlere. Abbey’e bir sarıldım önce. Bu kadın katliamlarına kurban gitmiş kadın arkadaşları düşündüm önce. Tecavüze uğrayan küçük çocukları! Onların annelerini. Kim bilir anneleri nasıl da gözünden sakınıyordu kızlarını? En son ne zaman kızlarının ne kadar önemli olduğunu söylemişlerdi? Belki de tüm bu mahalle baskıları da kızlarını korumak içindi. Belki de katilleriyle evlenen kızlarının yuva kurup, artık kim ne derleri koca tarafına havale etmeyi düşünüyorlardı. Elalem şu eteği giydi, şu çocukla konuştu dediği zaman babalarının sopaları peki? Baba ne düşünüyordu? Daha 16’sına girmiş kızı sırf bir çocukla konuşurken görüldü diye düğün dernek kuran babanın aklından geçenler neydi acaba? Belki sevgisini göstermenin toplumda ayıp olduğunu düşünüyordu, belki cahildi (sakın yanlış anlamayın! Ben bir çok üniversiteyi bitirmiş cahil de gördüm. Diplomayla alakası yok yani), belki belki belki….

Belkiler o kadar çok ki!!! Ne yapsak ne etse bu belkilerden kurtulamıyoruz. Malesef biz anneler çoğu zaman bize yapılanın aynısını kendi çocuklarımıza yapıyoruz. Kendileri de hiç görmediği adamla evlendirilirken, aynı şeyi kızlarına yapan annelerin sayısı, bundan ders çıkarmış annelerden binlerce kat daha fazla malesef!

Biz anneler babalar, çocuklarımıza neler öğretiyoruz kendileriyle ilgili?

Çocuğa büyüklere saygıyı öğretirken, biz çocuklarımızın önce kendilerine saygı duyması gerektiğini öğretiyor muyuz? Çocuklarımızın kıyafetlerini seçerken onların fikrini soruyor muyuz? Ya da kendilerini sevmelerini öğretiyor muyuz? Ne alaka diyenleri duyuyor gibiyim. Ne mi alakalı? Anlatayım arkadaşım. Eğer bir çocuğun kendine saygısı olmazsa, özgüven denilen şeyin peşinden beraber daha çok maraton koşarız. Kıyafet ne alaka? Kıyafetteki maksat, bunun çocuğun kendi bedeni olması. Kendisi neyin içinde rahatsa, neyin içinde kendisini güzel hissediyorsa onun içinde olmalı. Bu kendi bedeni. Çocuk istediği zaman, kendisi tercih etmeli küpeyi. Kulak onun kulağı. Beden onun bedeni. Bencil olmamayı, kendine aşık olmamayı öğretiriz ya, bunu yaparken de bayağı bir abartırız. Bu da yanlış işte. Çocuk kendini sevmeli. Her kusuruna rağmen.Çili mi var, çillerin onun yüzünde ne kadar güzel durduğunu anlatın. Bunun gibi özellikleri onun en sevdiğiniz yanlarından bir tanesini anlatın!!!

Bunu anlatırken de cinsiyet ayrımı yapmayın ama! “A benim aslan oğlum kaç tane kız var sınıfında? Yakışıklı kerate kızlar yandı. Sevgilin var mı oğlum? Aç bakayım uzulunu, göster komşu teyzeye…” gibi toplumumuzda pek yadırganmayan ama tam anlamıyla söyleyenlerin ağzına vurulası cümlelerden, deyimlerden uzak durun! Kusura bakma oğlunuz padişah değil! Tüm kızlar sırayada girmiyor. Hele ki o küçük yaşta…

Peki bu sözleri oğlunuz için sarfederken kızınızla sohbetleriniz ne alemde? Aynı cümleleri kurabilir misiniz? Cevabınızı kendinize söylemeniz yeterli.

Bu bizim yetiştirmemizle ilgili. Ağaç yaşken eğilir diyorlar ya ona benzer bu durum. Kız ve erkek çocukları fiziksel olarak farklılar, belki duygusal olarak faklılar ama önem olarak, değer olarak AYNILAR! Benim kızım ev işlerinde yardım ediyorsa, oğlum da etmek zorunda. Eğer kızım kardeşine şiddet uygulamıyorsa, bu oğlum için de geçerli. Oğlum eğer arkadaşlarıyla bir yere gitmek istiyorsa, kızım da arkadaşlarıyla gitmeli… Oğlumun kız arkadaşı olduğunda durumu nasıl karşılıyorsam, kızımın erkek arkadaşı olduğunda da aynı karşılamalıyım! Böyle yapmalıyız.

Malesef ülkemizde, o kadın katliamında başrolü oynayan insan olmayı becemememiş tek hücreli terliksi hayvan olan mahlukların sayısı gün geçtikçe artıp, daha cesaret buluyorlarsa bu mahluklar ülkede çocuk yetişmede ters giden birşey var demektir!

Kadına değerini, haklarını, vücudunun kendisine ait olduğunu öğretmedikçe biz ebeveynlerde ters giden birşey var demektir.

Bu hayvanlar artış gösterince, cesaret alınca başkalarından, yasalardan biz de ters giden bir şey var demektir.

“Tecavüze uğrayan kadının orucu bozulmaz” dedikçe şarlatanlar, bunları iyi bir şeymiş gibi gösteren medya oldukça, biz de böyle sustukça insanlığımızı kaybediyoruz demektir.

Kadın 11 tane çocuk doğurup, üstüne bir de kumayı ev işlerinde yardımcı olur diye kabul ediyorsa, erkektir döver, erkeğin elinin kiri yapar diyorsa kimse bana medeniyetten ordan buradan konuşmasın! Bizim önce kendi insanımızı, kendi kadınımızı, erkeklerimizi, kendi çocuklarımızı ama en önemlisi de KENDİMİZİ eğitmemiz şart!!!

Yoksa daha çok hayvanlar ürer, her yere saldırmaya başlarlar. Belki bizim de sevdiklerimizi incitmeye kalkarlar kim bilir?

NOT: Bu mahluklara hayvan dediğim için bütün HAYVANLAR ALEMİNDEN özür dilerim. Çünkü bunlara koyacağım lakaplar +18 yaş uygulamasına takılır.

Ev Eğitiminde İzlediğimiz Yöntemler

Geçen gün 5 yaşındaki Odelia (#1 olurlar kendileri) kitapçıkları bitirip, gerçek bir kitap okumaya başladı. Tabiki birinci seviye ama 24 sayfalık bir kitap. Arada benim yardımlarım da oldu tabi. Bildiğiniz gibi biz ev eğitimi yapıyoruz. Bu kararımızda arada bir gel gitlerimiz olsa da gittiği yere kadar çocuklarımızın eğitimini ben üstlendim. Bazı konuları tamamen David’e havale ettim. 



Bir çok kişi evde eğitimi nasıl yaptığımızı merak ediyorlar. İşte bizim evde eğitim serüvenimizin bir kısmı:

1. Size ve çocuğunuza en uygun zamanı seçin!

Bu günün her hangi bir saati olur. Bizim için kahvaltıdan sonraları çok daha iyi oluyor. Hazır herkes dinçken, kafamız günün stresiyle dolu değilken hem benim sabrım tavanlarda oluyor, hem de çocuklar daha iyi anlayıp kavrıyor. Çok acil durumlar dışında her gün aynı saat disiplininiz olsun. Hem siz hem de çocuklar için bir rutin haline gelir. 

2. Çocuğunuzun seviyesine göre ilerleyin!

Çocuğunuzu sizden iyi hiç kimse tanıyamaz! Çocucuğunuzun neyleri sevip, neyleri sevmediğini bilmeniz lazım. Mesela Odelia resim yapmayı çok seviyor. Jj ise tam tersi! Odelia sayıları hayvanlarla beraber öğrendi! Jj ise arabalarla, gemilerle. Odelia yazma alıştırmalarına çok daha erken başlarken, Jj daha yeni yeni başladı. Harfleri daha çabuk öğrendi Jj! Demem o ki çocuğunuza göre konuları ayarlayın. 

3. Çocukları  bunaltmayın!

Her çocuğun sıkıldığı anlar vardır! O yüzden ders zamanlarını kendinize göre değil de çocuğunuza göre ayarlayın! Bazı çocuklar 3 sayfa matematik yapmak isterlerse bırakın yapsınlar! Mesela Odelia okumaya bayılırken, Jj rakamlar için yanıp tutuşuyor! Odelia’ya iki sayfadan fazla matematik dersi veremezken, aynı anda Jj için iki sayfadan fazla okuma dersi veremem! Ev okulu yapmamızdaki amacımız, çocukların eğlenerek gerçek anlamda öğrenmeleri. 

4. Keşif günlerine çıkın! 

Haftada bir defa da olsa keşif günlerine çıkın! Mesela bir müzeye gidin! Yada bir tarlaya gidip bir kaç tane de olsa mahsül toplamasına izin verin! Bırakın toprakla oynasın! Aynı anda topraktaki vitaminler nelerdir, toprak ne işe yarar, bize faydaları nelerdir gibi konularda sohbet edin! Ya da sıcak havalarda deniz kenarına gittiğinizde denizle ilgili konuları anlatın, sorular sorun çocuklarınıza! Bırakın onlar keşfetsinler. 

5. Sosyalleşin!

Yapabildiğiniz kadar dışarı çıkın, çocuklarınıza etkinliklere, diğer ailelerde beraber zaman geçirmeye bakın! Göreceksiniz ki çocuğunuz sosyalleşme konusunda pek zorlanmayacaktır! 

6. Dersleri günlük hayatınıza geçirin!

Mesela domates yerken çok da güzel matematik dersi yapabilirsiniz! Ya da sebzele yerken hangi besin değeri olduğunu, ne işe yaradıklarını, bize olan faydalarını konuşabilirsiniz! Bunun gibi birçok örnek yapabilirsiniz! 

Biz bunları yaparken çocuklarımızın Montessori tarzında öğrenmelerinden yanayız! Çocuklar hem öğreniyorlar, hem becerilerini geliştiriyorlar hem de kendi kendilerine yetebilmeyi öğreniyorlar! 

Umarım yardımcı olabilmişimdir….

Not: reklam veya tanıtım yazılarınız için rejoicingmama@aol.com a yazabilirsiniz

<

p style=”text-align:center;”>

Playcorn Çılgınlığı

image

İstanbul’da olduğumuz zamanlarda gelmiş ama kargo da beklemiş bu paketin bizim için bir velinimet olduğunu anlamış bulunuyorum. Paketi açar açmaz çocuklar sevinç namelerini keşke kaydetseymişim.
Bu kadar oyalanacaklarını bilseydim önceden edinirdim playcornu Zamazumadan.
Hazır montessori tarzı evde eğitime yönelmişken, çocuklar ve benim için harika oldu.

image

Hem el becerilerini hem de düşünce yeteneklerini geliştiren bir uygulama.

image

Odelia kitapçığa bakarak bu kuğuyu yaptı. Bakımı kolay bir evcil hayvan oldu bu kuğu bizim için.

image

Yuhanna’da kitapçıklara sığmayan bu şaheseri yaptı. Uçak olurlar kendileri.

image

Bu uçağın yarısı Abbey kız tarafından imha edildi.
Lakin yapımı hem kolay, hem de çocukları oyaladığı için hiç de üzülmedik bu imha meselesine. Çocuklar  oyalanırken ben de listemdeki diğer işleri bitiriyorum.

Biz Böyle… Bölüm:2

DSC_0038

Biz, çocuklarımızı böyle eğitiyoruz.

Tabiki sadece boyalardan ibaret değil okul (eğitimimiz) şeklimiz! Ama bir çok boş zamanımız var resim çalışmalarımız için!

Biz ev eğitimi yapıyoruz ve o kadar çok eğleniyoruz ki! Eğitimimizi istediğimiz zaman ve istediğimiz yerde yapabiliyoruz.

Günlük öğrenmemiz gereken şeylerden sonra  -o haftadakı harf vb.- bol bol fırsatımız oluyor resim yapmak için!

DSC_0041

Bu oğlumun sanatı! Sadece 2,5 yaşında ve gayet de iyi yapıyor!

Çocuklarınıza kendilerini göstermeleri için bir fırsat verirseniz, harika bir şekilde gösteriyorlar kendilerini!

DSC_0040

Bu Odelia! Evimizin her köşesi çocuklarımın yaptığı resimlerle dolu!

Yaşına göre çok iyi resim yapıyor ve çok da eğleniyor.

Resim yaparken renkleri, başka renkleri nasıl bulacağımızı öğretiyorum.

Ya da kahvaltıda matematik öğreniyoruz. Odelia zeytinleri, Yuhanna da domatesleri çok seviyor. 5’er tane veriyoruz ve bir tane yediklerinde kaç tane kaldığını soruyoruz. Ya da tabaklarında 2 tane kaldığında, 3 tane daha eklıyoruz ve şimdi kaç tane olduğunu soruyoruz!

Bir çok farklı yol var! Sadece yaratıcı olmamız gerekiyor. Oğlum pek gluten yiyemiyor şimdi ve kızım hangi yiyeceklerde gluten var hangilerinde yok çok iyi biliyor. Sadece 4 yaşında!

Ya da atıştırmalık için meyve hazırlarken, hangilerinde ne vitamini olduğunu ve ne için iyi geldiğini konuşuyoruz.

Biz böyle eğitim yapıyoruz ve bizim için en iyi yöntem. Hepimiz çok mutluyuz.

DSC_0034

3 çocuğumuz var ve hiç biri de bu halkanın dışında değil. Oyun odasını ders alanı olarak kullanıyoruz, böylece Abbey’de kardeşlerini izleyebiliyor. Öğretmek için hiç bir yaş sınırı yoktur.

Çocuklar, sünger gibiler! Bazen kendi kendime “Benden daha akıllılar” diye söylenmiyor değilim.

DSC_0026

İşte, Abbey iş başında! kitaplara bayılıyor. Ben de kardeşleriyleyken oyalanması için kitap veriyorum.

BEKLEMEYİN! Çocuğunuz için erken olduğunu düşünmeyin. Ne kadar çok ve çabuk öğrendiklerini tahmin bile edemezsiniz!

Hadi ama kaçımız glutenin ne olduğunu biliyorduk???

Kaç sene okuldaydım ve kimse bana ne demek olduğunu öğretmedi!

Devam edin! Büyümelerine izin verin. Sularını kesmeyin! Çiçekler susuz ve güneşsiz yaşayamazlar!