Legolar Hakkındaki Gerçekler

  
Legolar… Birçok çocuk için vazgeçilmezler arasında. Özellikle hayal kurmayı ve birşeyler icat etmeyi seven çocukların olmazsa olmazı. Hem hayal güçlerini geliştirmekte, hem de motor becerilerini.  Bizim evde de çoğu evde olduğu gibi kopamadığımız bir ilişki var. Küçük çocuklar için olan büyük parçalar da büyük rağbetteydi evimizde. Ta ki o güne kadar.

  
Arabalar serisini ve kocaman bir uçak legosunu uygun bir fiyata ikinci el alana kadar… 

Daha üç ay önce 4 yaşına girmiş olan JJ oğlan, başka oyuncakların yüzüne bakmaz oldu. Evdeki masalardan bir tanesi sırf bu Legolara ayrıldı. Babayla daha fazla kaliteli zamanlar geçirilmeye başlandı. Babayla, çünkü annenin o küçücük parçalara ayıracak zamanı genelde olmuyor. Büyük Parça legolar görüyor benim işimi.

Neyse bu gözünü sevdiğim, canım legoların bayağı bir artısı oldu. 

1.

Oyalanmak isteyen bebelerin koyun önüne legoları, sonra izleyin ve görün. Sessiz olduklarında “hangi yaramazlık peşinde” diye endişelenmeye gerek yok. Lego tasarımlarıyla uğraşmaktan, evdeki tüm “sakıncalı ama çok cazip” yerleri tamamen unutuyorlar. 

2.

Küçücük kafalarının içindeki paha biçilemez hayalleri, kurguları az da olsa görebiliyorsunuz. Yetişkinlerin anlam ve Önem vermediği o hayal güçleri sayesinde, yepyeni icatlar çıkacaktır.

3.

Motor becerileri bayağı bir gelişecektir.

4. 

Daha hızlı düşünme becerilerini geliştireceklerdir. Neden sonuç ilişkisini daha hızlı kavrayabileceklerdir. 

5.

Evde eğitim konusunda birebirdir. Bir çok konu anlatımında kullanılabilir.

Gelelim zurnanın zırt dediği yere. Üç madde de olumsuz Yönleri vardır.

1. 

Bağımlılık yapıyor. Kocam  bazen çocuklar uyurken de legoların başından ayrılmıyor. Bahanesi ise çocuklara öğretmek için becerilerini geliştiriyor. Ben de inandım 😂

2.

Dağınıklık. Küçük küçük parçalar. Toplaması da uzun Sürüyor tabi. Bizim bulduğumuz yöntem bir masanın üzerinde legoları yapmak ve ayrı ayrı poşetlerde tutmak. Böylece küçük parçalar da karışmayacak birbirine.

3.

Bu son ve en kötü yani legoların. Sakin ha sakın, bir legonun üzerine basmayın. Doğumla eş değer bir acısı bulunmakta. Hatta psikolog bir arkadaşım (Ceren bu sensin) acıları üçe ayırır.

  1. Bedensel acı

2.Ruhsal acı 

  1. Legonun üzerine bastığınız zaman ki acı.

Doğru Söze ne denir?!?

Yukarıdaki görüşler tamamen bir annenin görüşleridir. İsveç bilimadamlarının deney sonuçlarına dayanmamaktadır.

Ve kesinlikle Lego benim sponsorum falan değildir keşke olsaydı… Lego tr sorumluları duyarsınız umarım bunu.

Bunlar memnuniyet yazısıdır sadece.

Akvaryumda Bir Gün…

  
Evde eğitim yaptığımız için istediğimiz her hangi bir gün plan yapma özgürlüğüne sahibiz. Evde eğitimin avantajlarından birisi. Bugün balıklar hakkında öğrenmek için   İstanbul akvaryum a gitmeye karar verdik. Hem balıklar hakkında öğrenip, hem de ailece zaman geçirmek için harika bir yer. Sadece aile paketini aldık. Abbey kız hala iki Yaşında olmadığı için bedavaya girdi. Iyi bir fırsattı bizim için.

  
Çocuklar çok eğlendiler. Aynı zamanda da çok öğrendiler. Mesela Antartika’da hangi balık türleri, Cebelitarık Boğaz’ında hangi türlerin yaşadığını öğrenmeye çalıştılar. Öğrenmeye çalıştılar çünkü çok fazla balık türü vardı.

  
JJ köpekbalıklarına hayran kaldı! Ne zaman köpekbalığı görse uzun uzun seyredaldı. 

  
Benim hayranlıkla izlediklerim ise deniz yıldızları oldu. Baksanıza bunların tatlılığına! Haksız miyim ama?!?

  
Onu, bunu bilmem de en taktir ettiğim canlı ise deniz atları! Neden mi?!? Bebekleri erkek deniz atları taşıyorlar. Yani dişi değilde erkek hamile kalıyor! Özellikle içerdeki dört numaranın sabah saat 5’te harekete geçip, uyuyamadığımı göz önüne alırsak bayağıda bir kıskanıyorum deniz atlarını!

Yeni maceralara Demir atmadan önce tavsiye ettiğiniz etkinlik alanları var mı Istanbul ‘da?!? “Ailecek gidip, görüp, yazmalısın” dediğiniz!!!

Evde Eğitim Ne Demek?

  
Çoğu zaman bahsettiğim gibi biz evde eğitim yapıyoruz. Bunu ilk duyan herkes hem önyargıyla yaklaşıyor, hem de tam ne yaptığımızı, evde Eğitim’in ne demek olduğunu merak ediyorlar. Sosyalleşmeden tutun, akademik eğitimin nasıl olacağı konusunda endişeleniyorlar. Tüm bunlar hakkında benim endişelerim de olmadı desem yalan olur. 

Dördüncü çocuğumuza hamile olduğum bu dönemde bayağıda meşgul olduğumuz doğrudur. Bu konuda da enine boyuna düşündük. Gittiğimiz yere kadar evde eğitim yapmaya karar verdik.

  
Bizim için evde eğitim ne demek?

1. Daha Rahat Öğrenme

Biz okulu da denedik. Çocuklar evde daha rahat öğreniyorlar. Öncelikle esnek bir zamanımız var. İstediğimiz zaman (genelde sabahları) dersimizi yapıyoruz. İstediğimiz dersten başlıyoruz. O günkü durumumuza bağlı. Bir konuda sıkıldığını anladığımızda biraz mola verip daha sonra eğlenceli başka bir methodla hallediyoruz. 

2. Görsel bir şekilde öğreniyorlar

Mesela toplama işlemini  IKEA dan aldığımız pipetlerle yapıyoruz. Hem renkli hem de çocukların eğleneceği türden. Bazen çıkartma işlemini zeytinle yada domatesle yapıyoruz. Hem objeleri kullanarak görsel olarak öğreniyorlar, hem de ezber sistemini kullanmadan hallediyoruz derslerimizi. 

3. Ortak Dersler Yapabiliyoruz

Mesela Güneş sistemini beraber oturup öğrendik. Hem Odelia, hem Yuhanna çok eğlendiler. Özellikle dünya, güneş ve ayın nasıl döndüğüyle ilgili küçük bir tiyatro yaptık. Hem beraber güzel zaman geçirdik, hem de hala hatırlayabilecekleri bir ders yapmış olduk.

Biz evde eğitimle çok eğleniyoruz. Hem gerçek hayatla ilgili öğreniyorlar. Hem birlikte eğleniyorlar. Hem seyahat özgürlüğümüz var, hem de ezber yönteminden uzağız. 

Sosyalleşme konusu derseniz, çocuklar heryerde sosyalleşiyorlar. Artık bu konuda endişelenmiyorum. 

Bizim eğitim kararımız bu. Sizin yöntemleriniz ve eğitim kararlarınız nelerdir?!?

Ev Eğitiminde İzlediğimiz Yöntemler

Geçen gün 5 yaşındaki Odelia (#1 olurlar kendileri) kitapçıkları bitirip, gerçek bir kitap okumaya başladı. Tabiki birinci seviye ama 24 sayfalık bir kitap. Arada benim yardımlarım da oldu tabi. Bildiğiniz gibi biz ev eğitimi yapıyoruz. Bu kararımızda arada bir gel gitlerimiz olsa da gittiği yere kadar çocuklarımızın eğitimini ben üstlendim. Bazı konuları tamamen David’e havale ettim. 



Bir çok kişi evde eğitimi nasıl yaptığımızı merak ediyorlar. İşte bizim evde eğitim serüvenimizin bir kısmı:

1. Size ve çocuğunuza en uygun zamanı seçin!

Bu günün her hangi bir saati olur. Bizim için kahvaltıdan sonraları çok daha iyi oluyor. Hazır herkes dinçken, kafamız günün stresiyle dolu değilken hem benim sabrım tavanlarda oluyor, hem de çocuklar daha iyi anlayıp kavrıyor. Çok acil durumlar dışında her gün aynı saat disiplininiz olsun. Hem siz hem de çocuklar için bir rutin haline gelir. 

2. Çocuğunuzun seviyesine göre ilerleyin!

Çocuğunuzu sizden iyi hiç kimse tanıyamaz! Çocucuğunuzun neyleri sevip, neyleri sevmediğini bilmeniz lazım. Mesela Odelia resim yapmayı çok seviyor. Jj ise tam tersi! Odelia sayıları hayvanlarla beraber öğrendi! Jj ise arabalarla, gemilerle. Odelia yazma alıştırmalarına çok daha erken başlarken, Jj daha yeni yeni başladı. Harfleri daha çabuk öğrendi Jj! Demem o ki çocuğunuza göre konuları ayarlayın. 

3. Çocukları  bunaltmayın!

Her çocuğun sıkıldığı anlar vardır! O yüzden ders zamanlarını kendinize göre değil de çocuğunuza göre ayarlayın! Bazı çocuklar 3 sayfa matematik yapmak isterlerse bırakın yapsınlar! Mesela Odelia okumaya bayılırken, Jj rakamlar için yanıp tutuşuyor! Odelia’ya iki sayfadan fazla matematik dersi veremezken, aynı anda Jj için iki sayfadan fazla okuma dersi veremem! Ev okulu yapmamızdaki amacımız, çocukların eğlenerek gerçek anlamda öğrenmeleri. 

4. Keşif günlerine çıkın! 

Haftada bir defa da olsa keşif günlerine çıkın! Mesela bir müzeye gidin! Yada bir tarlaya gidip bir kaç tane de olsa mahsül toplamasına izin verin! Bırakın toprakla oynasın! Aynı anda topraktaki vitaminler nelerdir, toprak ne işe yarar, bize faydaları nelerdir gibi konularda sohbet edin! Ya da sıcak havalarda deniz kenarına gittiğinizde denizle ilgili konuları anlatın, sorular sorun çocuklarınıza! Bırakın onlar keşfetsinler. 

5. Sosyalleşin!

Yapabildiğiniz kadar dışarı çıkın, çocuklarınıza etkinliklere, diğer ailelerde beraber zaman geçirmeye bakın! Göreceksiniz ki çocuğunuz sosyalleşme konusunda pek zorlanmayacaktır! 

6. Dersleri günlük hayatınıza geçirin!

Mesela domates yerken çok da güzel matematik dersi yapabilirsiniz! Ya da sebzele yerken hangi besin değeri olduğunu, ne işe yaradıklarını, bize olan faydalarını konuşabilirsiniz! Bunun gibi birçok örnek yapabilirsiniz! 

Biz bunları yaparken çocuklarımızın Montessori tarzında öğrenmelerinden yanayız! Çocuklar hem öğreniyorlar, hem becerilerini geliştiriyorlar hem de kendi kendilerine yetebilmeyi öğreniyorlar! 

Umarım yardımcı olabilmişimdir….

Not: reklam veya tanıtım yazılarınız için rejoicingmama@aol.com a yazabilirsiniz

<

p style=”text-align:center;”>