Haftada Bir Hamburger

  
Biz bazı yemekleri aile geleneği haline getirmeyi seviyoruz. Bazı yemekleri, her hafta aynı gün yemek gibi. Tabi ki misafir yoksa o gün. Çocukların sevdiği bir yemekse bir de, o günü iple çekiyor çocuklar.

Malum çok seçici oluyorlar. Benim iki büyüklük öyle. Biri peynir yemez, diğeri bayılır. Biri et sevmez, diğeri hergün yese bıkmaz. Biri brokoli aşığıdır, diğeri dokunmaz bile. Beş parmağın beşi bir olmuyor. Dolayısıyla çocuklar da öyle.

Tüm çocukların ortak sevdikleri yemekler de vardır mesela. Pizza, hamburger bunların BAŞINDA gelir. E malum dışarıda yemek hem çok masraflı (bizim gibi kalabalık bir aileyseniz özellikle), hem de insanın içine sinmeyen bir çok faktörle karşı karşıya kalıyorsunuz. Çocuklar da hamburgeri çok seviyorlar. Ne yapmalı diye düşünürken, biz bulduk çareyi. Hem daha ucuz, hem içimiz rahat, hem de çocuklarla daha iyi zaman geçirme şansımız var. Yani hem baba mutlu, hem anne mutlu, hem de çocuklar. Bir taşla 5 kuş yani.

Biz Cuma akşamları kendi hamburgerimizi kendimiz yapıyoruz.

Malzemeler

Yarim kilo kıyma ( siz daha az da kullanabilirsiniz. Bizim sayımız malum)

Karabiber 

Galeta yada tam buğday unu

Tuz

Soğan (rendelenmiş)

Sarımsak

Papatya ekmek yada Hamburger ekmeği

Marul

Domates

Salatalık

Yapılışı

Köfteyi hazırlayın

Kızartmak yerine tost makinesini tercih ettik biz. 3’er dakika her bir yüzeyi olacak şekilde pişirdik. Toplamda 6 dakika.

Birkaç ufak insanı size yardım etmesi için yanınıza çağırın. Bende üç küçük insan olduğu için biraz daha kısa sürdü yapması. Mutfağı toplamasını hiiiç sormayın.

JJ marulları, domatesleri ve salatalıkları yıkadı.

Odelia domatesleri ve salatalıkları kesti. Tabi ki benim gözetimim altında.

Abbey de ekmekleri ikiye ayırdı.

Tam takım çalışması yani. Sonra kendi hamburgerlerini kendileri yaptılar. Hem kendileriyle gurur duydular, hem öğrendiler, hem de ikişer tane Hamburger yediler. 

Herşeyin bir çözümü, bir yolu var. Haftada bir defa hamburger yemenin yolu da bizim için bu.

Afiyet olsun!

4 Çocukla Bir Ay Alışverişsiz Yaşamak Mümkün mü?

  
4 Numaralı bebeğimiz hala gelmedi. Zaten daha 8 hafta var. Bu 8 hafta içinde istediği zaman gelebilir.

Yeni bir bebek, yeni masraflar demek çoğu kişi için. Bizdeki durum biraz farklı. 

Şu anda İstanbul’dayız. Çocuklarımızın çoğu kıyafetleri, Kitapları, kişisel eşyaları burada. Ihtiyacımız olanları, yeni evimize götürmek için ayırıyoruz. Ve gelecek kızımız için hiç bir eşyaya ihtiyacımız olmayacak. Satın almamız gereken HİÇ BİRŞEY yok. Bez hariç. Kumaş bezlerimiz var. Gerekli olur diye tek kullanımlık bez almamız lazım.

Odelia için gerekli kıyafetleri facebooktan ikinci el satan gruplardan temin ettim. JJ için de aynı şekilde. Abbey’nin kıyafetleri Odelia’dan kalanlar.

Hamilelik döneminde benim birkaç şeye ihtiyacım olmuştu ve bunları yine aynı gruplardan çok uygun fiyata temin ettim.

Aktivite, ev okulu ve gıda harici ürünleri pek almamaya karar verdik bu yıl. Önümüze bir yıllık bir plan çizmek yerine, aylık olarak bir plan yapacağız. Böylece hedeflerimize ulaşmak için daha gerçekçi bir çizelge izleyeceğiz. Bu bir hafta çizimlerimle ilgili almam gereken bazı gereçler var. Onları temin ettikten sonra başlayacağız bu döneme.

Çocuklarla alışverişsiz bir ay yaşamak, yada harcamalarınızı en aza indirgemek gerçekten mümkün.

1. Olmasa da olur!

Evet! Bir çok harcamalar olmasa da olurlardan. Bunların hangileri olduğuna ailece karar verin. Olmasa da olur uygulamasına başlayın.

2. Onarın!

Kıyafetlerin söküklerini daha fazla dikin. Atmak yerine, yenisini almak yerine onarın. Ayakkabılar da aynı şekilde.

3. İkinci El Kullanın

Ikinci el eşya kullanmak ayıp yada günah değil. Çok çok uygun fiyatlara, sizin ihtiyacınız olan eşyaları bulabilirsiniz. Facebook’ta birçok grup var bununla ilgili. Güvenilir grupları bulup alışverişe başlayabilirsiniz. Bizim çok kullandığımız bir Yöntem bu. 4. bebeğimiz için en çok gerekli olan araba koltuğunu çok uygun bir fiyata aldık.

4. Tüketmek Yerine Üretin!

Tüketici olmak yerine daha fazla üretin. Hem masrafları bayağı bir azaltmış olursunuz, hem de üretmenin vermiş olduğu mutluluğa ulaşırsınız.

Bizim başlı başına yaptığımız uygulamalar bunlar. Umarım hepinize bir şekilde yararlı olur.

O kadar Zorlaştırmayın!

Üç çocuk annesi olarak, burada işler biraz yoğundu. Biraz hastalıklarla biraz  yorgunlukla uğraşıyoruz. Öğreniyoruz, oynuyoruz, hep beraber AĞLIYORUZ (ben de dahil) ve hep beraber gülüyoruz.

Genelde 3 çocukla bizi görenler önce bir şok oluyorlar. Sadece 3 tane deyip, gülüp geçiyoruz…

İlk görüşte aşk vardır ya hani, bizimki de ilk görüşte yargı… Biz o kadar alıştık ki, artık dalgaya vuruyoruz bu soruları…

Örneğin; Parkta, anneler ve büyükanneler beni 3 çocukla görür görmez ilk sordukları soru “3’ü de senin mi?” Hadi ama!!! Öyle bir soru ki sanki 10 çocuktan bahsediyoruz… Kesin bildiğim bir şey var ya benimle dalga geçiyorlar ya da  3 onlar için çok büyük bir sayı! Haliyle benim cevabım da “Yok. Yarısını komşudan aldım.” oluyor.

Sadece bununla da kalmıyor! Daha fazla çocuk isteyip istemediğimi soruyorlar hemen. Ben de “Rab isterse neden olmasın?” diye cevap verdiğimde herkeste o aynı bakışlar! “Sen deli misin? Divane misin?” diyen o gözler! Hatta bazıları cesaretli davranıp bakışlarla kalmıyor. Hemen söyleyiveriyor! Sadece gülümsüyorum!

Zengin olup olmadığımı soruyorlar hemen! Açıkçası ben sadece evde kalıp çocuklarıma bakmayı seçen ve çocuklarıyla beraber bir bloğu olan bir kadınım. Bizim evde sadece eşim çalışıyor… Ben tabiki çevirmenlik, fotoğrafçılık yapıyorum arada… Ama düzenli gelir kaynağımız canım eşim.

Bunu açıklayıncı da o zaman bu devirde 3 küçük çocukla nasıl geçinebildiğimizi soruyorlar. Benim yaptığım bir kaç kural var.

1. YENİLE

dsc_0152

Biz ev-eğitimi yapıyoruz ve bunun için daha büyük bir masaya ihtiyacımız vardı. Sadece İkea ‘nın kare beyaz masası vardı ve aynı zamanda iki çocukla kavgasız gürültüsüz bir zaman pek olmuyordu. Masa 1 numarayla 2 numaraya yetmiyordu.

dsc_0038

Bu ihtiyacımızı canım eşime söyledim ve anında çözüm buldu. Büyük bir tahta parçası vardı evde bu masanında bacaklarını çıkarıp ona monte etti. Ve yeni, büyük bir masamız oldu. Yer darlığından kaynaklanan kardeş kavgalarına son!

En azından etkinlik zamanlarında!

dsc_0224

2. ATMA

Bu yemekleri, kıyafetleri ve küçük şeyleri de kapsıyor.

Tabağımızdaki, yiyemediğimiz yiyecekleri atmak çok kolay… Yiyemiyorsanız tabağınıza o kadar çok yemek almayın. Biz tokluğumuzdan dolayı yemeklerimizi çöpe atarken, dışarıda binlerce çocuk sokaktan yemek toplamaya calışıyor. Maalesef bu acı bir gerçek!  O yüzden paranızı ve yemeğinizi boşu boşuna harcamayın! Fazla parayla dışarıdaki aç çocukları besleyebilirsiniz.

2. el eşya! Onları o kadar çok seviyorum ki! Bir çok kişiyi tanıyorum kendileri için veya çocukları için ikinci el eşya kullanmak istemeyen. Hadi ama! Çocuklarınız, evinizdeki bitkilerden çok daha hızlı büyüyorlar. O yüzden kıyafetleri sadece 2-3 ay kullanıyorlar. (büyük çocuklar, küçükler sadece bir kaç defa) Noel ve Paskalya hariç çocuklarıma pek yeni kıyafet almıyorum.  Bazen değiş tokuş yapıyoruz. Arkadaşlar bize, biz başkalarına veriyoruz kullanmadığımız kıyafetleri. Ama kendim için pek bit pazarı bulamadığımdan sadece ihtiyacım olan şeyleri alıyorum. Onları da belli bir kaç yer var ucuz kıyafet satan oradan temin ediyorum.

3. KUMAŞ BEZ

DSC_0250

Benim yaptığım şey bu! Keşke daha önceleri keşfedebilseymişim. Malum #3 numara  doğduğunda ,  #2 numara daha tam 2 yaşına girmişti. Ve ikisini aynı anda bezlememiz gerekiyordu. Bu yöntem bize hem maddi yönden hem de daha çabuk tuvalet eğitimini tamamlamamız için çok yardımcı oldu. Her 2-3 günde tüm bezleri beraber yıkıyorum.

DSC_0249

Diğer bezlere 2 haftada 30 TL veriyorduk. 2 yıl için 56X30 =1680 TL yapar. Bu tek bir çocuk için. Onca ağaca falan da değmez.

Evet bunda da elektrik, su ve deterjan kullanıyoruz ama tüm 2 yıl içinde harcadığım tüm masraflar, diğere beze 6 ayda harcadığıma denk geliyor. 18 aylık bşr tasarruftan bahsediyoruz. Az bir şey değil. Çocuğumun poposunda tam olarak ne olduğunu bilmemde bu işin bonusu!

DSC_0248

Öyle kaba saba da bir şey değil. Hem de tuvalet eğitiminde gerçekten çok işe yarıyor.

4. KENDİN YAP

Kendi çamaşır deterjanınızı yapabilirsiniz. Biz öyle yapıyoruz ve tahmin edemeyeceğiniz kadar ucuza geliyor vedeterjan parasında arttırabiliyorsunuz.

Kendi yoğurdunuzu, peynirinizi, ekmeğinizi yapabilirsiniz. Çok kolay, hem de çok daha sağlıklı. En azından gönlünüz rahat bir şekilde yiyebilirsiniz. Mağlum bebek mamalarında bile GDO varsa, diğer yiyecekleri tahmin bile edemiyorum.

Bu yöntemler sayesinde iyi bir şekilde geçiniyoruz ve evet hem eşim hem ben daha fazla çocuk istiyoruz.

Kendinize şunu hatırlatın: Her ekstradan harcadığınız 10 TL, aç iki tane çocuğun öğününe denk geliyor.