Ev Eğitiminde İzlediğimiz Yöntemler

Geçen gün 5 yaşındaki Odelia (#1 olurlar kendileri) kitapçıkları bitirip, gerçek bir kitap okumaya başladı. Tabiki birinci seviye ama 24 sayfalık bir kitap. Arada benim yardımlarım da oldu tabi. Bildiğiniz gibi biz ev eğitimi yapıyoruz. Bu kararımızda arada bir gel gitlerimiz olsa da gittiği yere kadar çocuklarımızın eğitimini ben üstlendim. Bazı konuları tamamen David’e havale ettim. 



Bir çok kişi evde eğitimi nasıl yaptığımızı merak ediyorlar. İşte bizim evde eğitim serüvenimizin bir kısmı:

1. Size ve çocuğunuza en uygun zamanı seçin!

Bu günün her hangi bir saati olur. Bizim için kahvaltıdan sonraları çok daha iyi oluyor. Hazır herkes dinçken, kafamız günün stresiyle dolu değilken hem benim sabrım tavanlarda oluyor, hem de çocuklar daha iyi anlayıp kavrıyor. Çok acil durumlar dışında her gün aynı saat disiplininiz olsun. Hem siz hem de çocuklar için bir rutin haline gelir. 

2. Çocuğunuzun seviyesine göre ilerleyin!

Çocuğunuzu sizden iyi hiç kimse tanıyamaz! Çocucuğunuzun neyleri sevip, neyleri sevmediğini bilmeniz lazım. Mesela Odelia resim yapmayı çok seviyor. Jj ise tam tersi! Odelia sayıları hayvanlarla beraber öğrendi! Jj ise arabalarla, gemilerle. Odelia yazma alıştırmalarına çok daha erken başlarken, Jj daha yeni yeni başladı. Harfleri daha çabuk öğrendi Jj! Demem o ki çocuğunuza göre konuları ayarlayın. 

3. Çocukları  bunaltmayın!

Her çocuğun sıkıldığı anlar vardır! O yüzden ders zamanlarını kendinize göre değil de çocuğunuza göre ayarlayın! Bazı çocuklar 3 sayfa matematik yapmak isterlerse bırakın yapsınlar! Mesela Odelia okumaya bayılırken, Jj rakamlar için yanıp tutuşuyor! Odelia’ya iki sayfadan fazla matematik dersi veremezken, aynı anda Jj için iki sayfadan fazla okuma dersi veremem! Ev okulu yapmamızdaki amacımız, çocukların eğlenerek gerçek anlamda öğrenmeleri. 

4. Keşif günlerine çıkın! 

Haftada bir defa da olsa keşif günlerine çıkın! Mesela bir müzeye gidin! Yada bir tarlaya gidip bir kaç tane de olsa mahsül toplamasına izin verin! Bırakın toprakla oynasın! Aynı anda topraktaki vitaminler nelerdir, toprak ne işe yarar, bize faydaları nelerdir gibi konularda sohbet edin! Ya da sıcak havalarda deniz kenarına gittiğinizde denizle ilgili konuları anlatın, sorular sorun çocuklarınıza! Bırakın onlar keşfetsinler. 

5. Sosyalleşin!

Yapabildiğiniz kadar dışarı çıkın, çocuklarınıza etkinliklere, diğer ailelerde beraber zaman geçirmeye bakın! Göreceksiniz ki çocuğunuz sosyalleşme konusunda pek zorlanmayacaktır! 

6. Dersleri günlük hayatınıza geçirin!

Mesela domates yerken çok da güzel matematik dersi yapabilirsiniz! Ya da sebzele yerken hangi besin değeri olduğunu, ne işe yaradıklarını, bize olan faydalarını konuşabilirsiniz! Bunun gibi birçok örnek yapabilirsiniz! 

Biz bunları yaparken çocuklarımızın Montessori tarzında öğrenmelerinden yanayız! Çocuklar hem öğreniyorlar, hem becerilerini geliştiriyorlar hem de kendi kendilerine yetebilmeyi öğreniyorlar! 

Umarım yardımcı olabilmişimdir….

Not: reklam veya tanıtım yazılarınız için rejoicingmama@aol.com a yazabilirsiniz

<

p style=”text-align:center;”>

Playcorn Çılgınlığı

image

İstanbul’da olduğumuz zamanlarda gelmiş ama kargo da beklemiş bu paketin bizim için bir velinimet olduğunu anlamış bulunuyorum. Paketi açar açmaz çocuklar sevinç namelerini keşke kaydetseymişim.
Bu kadar oyalanacaklarını bilseydim önceden edinirdim playcornu Zamazumadan.
Hazır montessori tarzı evde eğitime yönelmişken, çocuklar ve benim için harika oldu.

image

Hem el becerilerini hem de düşünce yeteneklerini geliştiren bir uygulama.

image

Odelia kitapçığa bakarak bu kuğuyu yaptı. Bakımı kolay bir evcil hayvan oldu bu kuğu bizim için.

image

Yuhanna’da kitapçıklara sığmayan bu şaheseri yaptı. Uçak olurlar kendileri.

image

Bu uçağın yarısı Abbey kız tarafından imha edildi.
Lakin yapımı hem kolay, hem de çocukları oyaladığı için hiç de üzülmedik bu imha meselesine. Çocuklar  oyalanırken ben de listemdeki diğer işleri bitiriyorum.

Çocuklar ve Kitaplar

wpid-ımg_20141022_162337.jpg.jpeg

Geçen ay, İstanbul’dan bir süreliğine taşındışımızı yazmıştım.

Bir kaç günlüğüne İstanbul’dayız yine. Bu hafta tekrar geri gidiyoruz. Bu arada çocukların ve bizim çok daha fazla zamanımız var. Hala bir gün 24 saat. Biz aslında daha fazla şey yapıyoruz orada. Ama gün erken başlıyor. Tamam gerçekten erken başlıyor saat 5 gibi. Ben bundan memnun muyum? Hmmm… Orası bir mualla.

Biz kitaplara, oyunlara daha fazla zaman ayırıyoruz. Odelia ve JJ daha fazla resim ve etkinlik yapıyorlar.

Kitapların bizde ki yararları şöyle:

* Daha çok hayal kuruyorlar

*Kendilerini daha iyi ifade etmeye başladılar

* JJ’nin konuşmasında ki ilerleme çok belirginleşti

* Daha iyi oynamaya ve hayal güçlerini kullanmaya başladılar

* Odelia okumaya başladı, bu onu daha da yüreklendiriyor kitap okuma konusunda

* Gerçekten çok çabuk öğrenmeye başladılar

* JJ, renk bilgisini %100 arttırdı

* Duygularının farkına varmaya başladılar ve duygularını rahat bir şekilde dile getiriyorlar

* Bu annenin  soğuk kahvesi artık ılımsı-sıcak arasında bir yere terfi etti

*Hep beraber daha fazla zaman geçiriyoruz

*Aile bağlarımız daha da kuvvetlendi

wpid-ımg_20141022_162329.jpg.jpeg

* Deneme-yanılma yöntemini öğrenme yolunda daha da ilerlediler

wpid-ımg_20141022_162242.jpg.jpeg

Aslında bu liste uzar da gider.

Alternatif eğitim, montessori gibi eğitimler de bence etkinlikler kadar önemli kitap okuma alışkanlığını kazandırmak çocuklara.

Kitap okumak için hiçbir zaman erken değildir. Ama lütfen kitap seçerken kitabın gerçekten kaç yaş grubuna, öğretilmek istenene, dilinin akıcılığına çok çok dikkat edin!!!

Çocuğun sıkılmasına ve kitaplardan soğumasına bile yol açabilir bu unsurlar.

Bir arkadaşım “Çocuğuna yapabileceğin en iyi iyilik, ona kitap okuma aşkını aşılamandır” dedi.

Normalde unutkanımdır ama bu söz hep aklımda!

Aldığım en iyi tavsiyelerden birisidir.

Unutmayın, kitaplar bize başka dünyaları, maceraları sınırlar olmadan gösteren rehberdir.