Bırakın Dağılsın!?!

CSC_0652

Biliyorum çok tuhaf geliyor değil mi? Bırakın Dağılsın!

Özellikle bizim kültürümüze çok abez kaçan bir şeydir bu, dağınıklık!

Özellikle “millet ne der?”ler başlayınca hayat belli bir kısır döngüye dönüyor.

Çocuk varsa bir evde, evin derli toplu durması İMKANSIZ! Arkadaşım ben çok denedim! OLMUYOR! Ya da ben olduramıyorum 3 küçük bebeyle… Hal böyle olunca, salıyorum bebeleri sahalara! Ondan sonrası hak getire!

Şaka bir yana, benim gördüğüm ve tecrübelediğim kadarıyla çocuklar çok eğleniyorlar. İkea’dan yada diğer çocuk mağazalarından alınan çadır, evde yapılan çadırın yerini tutmuyor.

Biliyorum, hepimiz çocuklarımız için en iyi olanı istiyoruz. Bu konuda hemfikiriz.

Ama bazen, çocuklarla biz hemfikir olamıyoruz en iyi konusunda.

Aldığımız oyuncak ne kadar pahalı olursa olsun, bıraz oynadıktan sonra malesef suratına bile bakmıyorlar oyuncağın. Biz de gördük ki en iyisi çocuklara kendi dünyasını oluşturmak için şans vermek. O kadar güzel renkli çadırlar gördük ki, ben almayı çok istedim ama ihtiyacımız olmayan şeyleri almak çok mantıklı gelmiyor bizim için. Ve çocuklara gerekli olan malzemeleri verdik. Örtü, çadır iskeletini kuran bir baba, biraz birlikte zaman, biraz hayal gücü ve özgürlük.

O kadar mutlu oldular ki! İki saatten fazla bu çadırla oyalandılar. Daha sonra çadırın yıkıntılarını ortadan kaldırdık.

Bir çok oyuncakta böyle. Boş bir makara, biraz ip bir arabanın işini çok rahat görebilir çocukların dünyasında.

Dağınıklık mı?!? Boşverin! En azından imkanınız varsa evinizin bir odasını oyun için ayırın! Bizim evde böyle bir oda var. Oyunlar orada oynanır, dağınıkık diğer odalar sıçramadan müdahale edilir. İmkanınız yoksa da bulunduğunuz odadaki dağınıklığı toplamadan diğer eşyaları kullanamayacaklarını anlatın.

Biz yazı gördüm o kadar güzeldi ki, bu durumu çok iyi anlatıyor.

“Evin dağınıklığı için kusura bakmayın, Çocuklarım anı oluşturuyor” diye.

Misafirlerinize bunun dağınıklık değil de çocuklarınız için öğrenme fırsatı oluşturduğunu anlatın!

Yeni Kelimeler

DSC_0599

Çoğunuzun bildiği gibi biz ev eğitimi yapıyoruz. Bu kararı eşimle birlikte aldık…

Bize göre birçok artısı var. Bizim çocuklarımız için en uygunu bu. Her aileye ve her çocuğa göre bu değişir.

Biz aynı anda öğretmek için, çok pahalı araç ve gereçlere ihtiyaç duymuyoruz. Hem beraber eğleniyoruz, hem zamen böylece akıp geçiyor, hem çocuklar daha fazla heyecanlanıyorlar bu yöntemlerle.

Odelia, bu aralar okumaya merak sardı ve bu seneki programında okumayla ilgili çalışmalar da var.

Biz de ne yapsak, ne etsek daha da eğlenceli bir hale çevirsek diye bol bol düşündük.

Odelia zaten kitaplara aşık bir çocuk ve etkinlik yapmaya bayılıyor. Bizim artımız bu.

Ben de not kağıtlarına harfler yazıp, bunu çizgiyle ayırdım. Bu kağıdı Odelia’ya verdim ve çizgileri takip ederek kesmesini istedim.

DSC_0598

Ondan sonra da kağıtlarla, kısa kelimeler yazmasını istedim. HAT (Şapka) bunlardan birisi. Biz ilk önce İngilizce okumasını öğretiyoruz. Çünkü evimizde konuştuğumuz dil bu. Ama 6 yaşında Türkçe’ye ve babasının dili olan Tamilceye de başlayacak.

DSC_0592

Türkçe olarak kelimeleri ayarlayabilirsiniz. Mesela AT, TOP,SAÇ, BAŞ, EV vb… Örnekleri çoğaltabilirsiniz.

DSC_0597

Bu kağıtların yanına başka bir oyunda oynayabilirsiniz.

Biz dondurma çubuklarını atmadık. Yıkayıp ya bir el işinde kullandık, ya da sakladık. Şimdi kullanma zamanı geldi.

DSC_0596

Çubukların her birine harf yazdım. AT kelimemizse, A’yı koyup, AT yazmak için yanına hangi harfin gelmesi gerektiğini soruyorum.

Odelia ve hatta JJ’de bu oyunu çok seviyor, diğer harfi ya da harfleri bulmaya çalışıyorlar.

DSC_0600

Böylece ezbere değilde, gerçekten öğrenerek ve uygulayarak öğrenmiş oluyorlar.

DSC_0601

Çocuklar bu oyunlara bayılıyor. Biz haftada iki gün mutlaka oynuyoruz.

Dediğim gibi örnekler çoğaltılabilir.

Buradaki amaç hem çocukların eğlenerek öğrenmesi, hem de çocuklarla zaman geçirmek.